Uzun bir aradan sonra yeniden yazmak çok güzel doğrusu. Başka bloglara alışamamış 1 satır bile birşey yazamamıştım. Dün itibari ile minik kuşum 8 aylık oldu. Annanemiz hediyeler yollamış minik kuşumuza. Dün telefonda kagoya verdiğini söyleyince çok heyecanmamıştım ama bugün almaya giderken oldukça heyecanlandım gerçekten. Hediyelerimiz bir bez bebek ve pijama takımı....:))))))
Bez bebeğimizden annane bana da dikerdi küçükken. Hatta oyuncak kırmızı rugan bebek arabamla kömür taşırken annemin yaptığı bez bebeği korkuluklara bırakıp çaldırmış bütün gece ağladıktan sonra annanemiz ikinci bez bebeği ertesi gece sadece 1 günde yapıvermişti. Şimdi de bir köylükız 8. ay hediyesi olarak geldi evimize konuverdi.... Mihrimah Asya da pek sevdi.
21 Nisan 2011 Perşembe
21 Şubat 2011 Pazartesi
6 aylık olduk...
20 şubat 2011 itibariyle altı aylık oldu minik kuş... Minik kuşun yarı yaşını minik bir pasta ile kutladık.
Annanenin çok istediği yürüteç katkıları ile babamız tarafından 6 ay hediyesi olarak evimize geldi. Dün doktor kontrolümüze gittik ve 7500 gr. olan minik kuşun gelişiminin iyi olduğunu da öğrendik Allaha şükür.

Annane ve dede de minik kuşla 6 ay fotoğrafı çekindi. Ancak dede devam eden futbol maçına bakmayı fotoğraf makinasına bakmaya tercih etmiş görünüyor.
Bu arada Ayşe Teyzemizin aldığı botların tekini babamız Gebze Centerda anne Mangoya bakaken düşürünce anne ayakkabı arayışına girdi. Mayoral marka (bir ispanyol markasıymış) botları satan dükkana ulaşıp bir ayakkabı edindik ama netten örgü botları aradık ve annane bir tane örüverdi...:)))))
Annanenin çok istediği yürüteç katkıları ile babamız tarafından 6 ay hediyesi olarak evimize geldi. Dün doktor kontrolümüze gittik ve 7500 gr. olan minik kuşun gelişiminin iyi olduğunu da öğrendik Allaha şükür.

4 Ocak 2011 Salı
Anne İşe Başlarsa...
Beklenen oldu ve 3 Ocak 2011 de tam 6 ay aradan sonra işe başladım. :(((( Minik kuşum pek oralı olmadı bu duruma. Annaneyle iyi anlaşıyor.:)) İşe başlamadan 1 hafta önce babanın hocası ile görüşmek için İstanbula gittik ve bıraktık annaneye minik kuşu... Mutluydu geldiğimizde...
Peki henüz 4.5 aylık bir bebişe sahip bir anne işe başlarsa neler oluyor. Aslına bakarsanız ben çok zorlanmadım. Mihrimah'ımı anneme bıraktığım için mi bilmiyorum ama çok zor olmadı. Kızım gayet mutlu çünkü.:))))))
Peki henüz 4.5 aylık bir bebişe sahip bir anne işe başlarsa neler oluyor. Aslına bakarsanız ben çok zorlanmadım. Mihrimah'ımı anneme bıraktığım için mi bilmiyorum ama çok zor olmadı. Kızım gayet mutlu çünkü.:))))))
1 Ocak 2011 Cumartesi
İlk Yılbaşı
Mihrimah Asyamızın ilk yeniyılı 2011. Geçen sene yeniılda bir bebek beklediğimden haberdardım ama anneliğin bu kadar güzel bir duygu olduğundan heberdar değildim. Tanıdığım herkese bu konuda gerekeni söylemeyi kendime iş edindim. Çünkü anneliğin verdiği mutluluk şu ana kadar yaşadığım tüm mutluluklardan daha güzel ve tarif edilmesi o kadar zor ki...
2010 bizim çekirdek ailemize neler getidi bir bakalım...
2010 nisan yeni eve taşınıldı, baba sınavı verdi.
2010 ocak-mayıs anne Antalya - İzmit arasında mekik dokudu. Hatta o kadar ki minik kuşun adı Lara mı olsa diye bile düşünldü
2010 temmuz anne izne ayrıldı.
2010 ağustos Mihrimah Asya doğdu.
2010 eylül ilk Ramazan Bayramı ve Amasya yolculuğu
2010 ekim blog açldı ve İzmit'e geri dönüldü.
2010 kasım ilk Kurban Bayramı.
2010 aralık annaneler geldi.
Aklımda kalanlar bunlar olmuş.:)))) Peki yeni yıla girerken yaşananlar...
Annanenin yeni yıl akşamı evde olması harika birşey. Hemen hindi değilse bile bir tavuğu doldurdu bile.
Babamız masaya kartlarımızı yerleştirdi. Dede balonlarımızı şişirdi. Anne kurabiyeler yaptı...
Dayı yemek yedi sadece...:)))))))))) (Ama eklemeden edemeyeceğim EMEĞE SAYGI babında !! Dayının pencerelere yapılan kar süslemelerini annane çıkarırken ki yardımı alkışı hakeder.) Mihrimah Asya süslendi ve hanım hanım yeni yılı bekledi...
Dayı yemek yedi sadece...:)))))))))) (Ama eklemeden edemeyeceğim EMEĞE SAYGI babında !! Dayının pencerelere yapılan kar süslemelerini annane çıkarırken ki yardımı alkışı hakeder.) Mihrimah Asya süslendi ve hanım hanım yeni yılı bekledi...
Bir dedenin kucağına gitti, bir dayının...
Sonra annaneye ve anneye...
Tabi malum tükürük denizinde yüzdüğümüzden yılbaşı elbisemiz hemen ıslanınca kostüm değişti...Yeni yıl macerası da burada bitti. Nice yeni yıllara beraberce....
18 Aralık 2010 Cumartesi
Hediyeleşme
Kadınlar Klubüne ait forumda 2010 Ağustos anneleri ile süren bir dostluğumuz var. Sağolsun başkanımız bir hediyeşme etkinliği düzenledi. Biz bir erkek bebiş annesine hediye gönderdik geçen hafta. Bugün de bir erkek bebiş annesinden minik kuşa cicileri geldi...:))))
Öncelikle bu hediyeleşme gerçekten ne kadar heyecanlı bir bekleyişe sebep oldu anlatamam. Eşim bile bu meraktan nasibini aldı. Dinimizde de hediyeleşme önemli, kültürümüzde de.
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Hediyeleşin, zira hediye, kalpte muhabbete vesile olur. " [1]
Kültürümüzde hediyeleşme ise şöyle anlatılımış bir makalede...
" Hediye gönül alır, kırılan kalpleri onarır, fedakârlık yapar, sevgi ve saygılarını göstermiş olurlar.Hediye alışverişinin güzel ve anlamlı bir şekilde nasıl işlendiğine, hediyeleş-menin aşk, sevgi, fedakârlık, samimiyet, cömertlik gibi duygulara nasıl tercüman olduğuna Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım adlı roman içerisinde anlatılan bir masalda tesadüf ettik. Kahraman, annesinden dinlediği masalı şu şekilde anlatmaktadır: Bir delikanlı ile bir genç kız birbirlerine deli gibi âşık olurlar. Birbirlerini o kadar çok severler ki nişanlanmaya karar verirler. Genellikle nişanlılar birbirlerine hediyeler sunarlar. Ancak delikanlı yoksuldur ve hediye alacak parası yoktur. Sahip olduğu tek zenginlik, ona dedesinden kalan saattir. Delikanlı, sevgilisinin güzel saçlarını düşünerek ona gümüş bir tarak almak ister. Bunun için de dedesinden kalan kol saatini satmaya karar verir. Aynı şekilde genç kızın da sevdiği erkeğe nişanlılık hediyesi alacak parası yoktur. O da yaşadığı yerin en büyük tüccarına giderek, kestirdiği saçlarını satar. Eline geçen parayla da sevdiği adamın saatine altın bir köstek satın alır ve nişanlanacakları gün buluştuklarında genç kız nişanlısına, onun sattığı saat için bir köstek; delikanhysa genç kıza, kızın kestirdiği saçlarını taraması için gümüş bir tarak hediye eder (Coelho 2004: 203-204). Hediyelerin kullanılacağı alan kalmamış olsa da niyet ve fedakârlık unutulmayacak kadar büyük ve önemli boyuttadır.Türk kültüründe hediye alışverişi, verildiği zamanlara göre çeşitlilik göstermektedir. " [2]
Tüm bu bilgilerden sonra bizim hediyeleşme etkinliğinin ayrıntıları. Oldukça zor oldu hediye seçmemiz. Ne alacaktık? Beğenilecek miydi? Bebekle dışarı çıkmak zor olduğundan e-bebek mağzasına gidilip yaklaşık 1 saat sürede seçildi hediyelerimiz. Ama insanın hiç tanımadığı birine hediye alması inanın çok farklı bir duygu. Ben ilk defa yaşadım bunu. Ama daha da farklısı hiç tanımadığın birinden hem de bebişin için hediye gelmesi. Hediyeleşmeyi düzenleyen, hediyeleşmeye katılan tüm arkadaşlara teşekkürler. Bu duyguları bize yaşattıkları için...:))))
İşte hedileyelerimiz...
Kaynakça: [1] http://www.islamvetasavvuf.org/
14 Aralık 2010 Salı
Süt İşi
Bu süt işi zor işmiş vesselam. Anneliğin ilk basamağı diyorum ben. Malum sezeryanla doğum yapıp doğum sancılarını çekmeyen bir anne olarak. Gaz sancılarını saymazsak bebeğin süt ihtiyacını karşılamak anneliğin ilk basamağı oluyor. Minik kuş bir kaç gündür mızırtılı bir halde dolaşınca eşime bir mama alıp deneyelim dedim yoksa aç mı bu çocuk? Gece saat 12 de cuma akşamı açık eczaneden mamayı alıp emzirdikten sonra verince bebişim 90 cc. almasın mı? Tabi aldı beni bir telaş. Hafta sonu boyunca sütüm yetmiyo diye ah edip vah ettim. Arada mama verdik. Sustu ve bir güzel uyudu minik kuş. Derhal doktorumuzu aradık. O da mama verebileceğimizi ama peşinden su vermemizi önerdi. Bu arada tabi süt artırmanın yollarını ararken Ülker'in ürettiği Maltana diye bir içecekten haberdar oldum. Dün babacık hemen aldı getirdi. 2 şişeyi bitirdim. Gerçekten işe yarıyor. İlgilenenlere duyrulur.
Minik kuşun fotoları da annane ve nine için gelsin. Uzaktayız hergün resim istiyolar.:)))) Babacıkla minik kuşun saadeti ve banyodan çıkan minik kuş.
12 Aralık 2010 Pazar
Görmeye Gelenler :)))))
Bugün ziyaretimize annenin çok sevgili dostları geldi. Ancak anne sonradan fotoğraf çekmeyi akıl etti nedense... Tam kapıdan çıkarken.:((((((
Sevgili Hacer'in minik kızı Öyküyü görünce, bizim kızın o yaşlara geleceğini hayal bile edemedim doğrusu. Minik Öykü ile pek yanyana bulunamasa da Mihrimah Asya, büyüdüğünde Öykü'yü çok seveceğinden eminim. Eeee bi sürü çilekli bebişleri olan bir ablayı hangi minik sevmez ki...
Sağolsun gelirken Mükerrem Teyze ayva tatlısı yapmış. Oh bir afiyetle yedik, bir afiyele yedik sormayın. Bugün Sezen'in de doğumgünü olması sebebiyle yaptığım pasta ile hem Mihrimah Asya'yı görmeye gelenler mutlu oldu. Hem de Sezen Teyze'nin doğum günü kutlu oldu.:))))) Bu arada annanenin yaptığı Amasya usulü baklalı sarmalar ve çörekleri de unutmamak lazım. E sonradan aklımıza gelince onların fotoğrafları ne yazık ki konulamadı.:(((((
Mihrimah Asya ne giymiş peki bugün. Babamızın iş arkadaşı çok sevgili Murat Amcamız ve eşi sevgili Şule Teyzenin getirdiği Cichild marka elbisemizi giydik. Aras Teyzemiz ve annesinden hediye botlarımız da ayağımızdaydı.Sevgili Şule'nin blogunu da ziyaret edebilirsiniz bu arada.
(http://mutfaktalezzetvar.blogspot.com/).Bugün çok güzel bir şey öğrendik ayrıca. Cichild marka kıyafetleri annanemiz Amasya'da bulunduğumuz süre zarfında ne zaman çarşıya çıksa alıp getiridi. Minik Mihrimah Asya da kıyafetleri layıkıyla giyerdi ki hala giyiyor. Şule Teyze hediye elbiseyi gösterince çok beğendik ayrıca o markayı nerde bulacağımızı bilmiyoduk. Bu gayet sevindiriciydi en azından Pendikte var olduğunu öğrenmiştik. Ama bugün Hacer Teyze Öykü'ye kıyafet aldığı yeri söyleyip markayı da söyleyince çok güzel oldu vallahi. İzmit'te de bulabiliriz artık. :) Teşekkür ettik yeniden. Ayrıca bugün küçük Kaan'ı evde bırakıp minik Mihrimah'ı taaa Karamürsellerden ziyarete gelen Nazlı Teyze'ye de ayrıca teşekkür...



