20 Mayıs 2012 Pazar

4. Kocaeli Kitap Fuarı

Kitap okumayı her zaman sevmişimdir. Her yerde okuyabilirdim küçükken. Fethiyede gittiğimiz çadır kampında tatil için götürdüğüm tüm kitapları bitirince ağlamaktan bitap düşünce babam hemen bir kitapçı bulup bir sürü kitap almıştı. Kızım da umarım kitap okumayı sever. Mihri Hatuna daha doğmadan önce bir kaç kitap almıştım. Babamız da doğum hediyesi olarak Ayşegül serisini almıştı. Şimdi ise bir dolap kitapta önerilen kitapları edinmeye çalışıyoruz bir bir...

Bu gün 4. Kocaeli Kitap Fuarındaydık. Bir Dolap Kitabın hediyesi Moli ve Olaf da bizimleydi. Moli ve Olaf'ı bu videodan tanıyorduk. Bizim eve gelince kütüphanede yerlerini aldılar. Kariyerlerine Mihri Hatunun kütüphanesinde devam ediyorlar. Sabahları güne annanemiz eşliğinde halay çekerek başlıyorlar. Hop hop diyerek Mihrimah Asya onlara eşlik ediyor.

Geçen pazar aslında kitap fuarına gitmiş ve bir kaç kitap almıştık ama Moli ve Olaf'ı götürmemiştik. Bu defa babamız Banu AVAR'ı dinlemek için gitmek isteyince onlar da arabada yerlerini aldılar.



                                            Mihrimah Asya dolaşırken biraz uyudu.


.

Ama uyanınca da pek bir memnun oldu.


14 Mart 2012 Çarşamba

Okudum ve etkilendim. (Büyük şeyler değil istediğimiz)

Paylaşmak istedim sizlerle de. Bir dolap kitap ta gördüm ve gerçekten etkilendim. Bizler çocuklarımız için harika odalar, harika fikirler paylaşırken bir yerlerde kitap ihtiyacı olan kardeşlerimiz var... İşte onlar.

13 Mart 2012 Salı

2. yılbaşı

3.5 ay sonra ekleyebiliyorum bu yazıyı. Tembellik işte. Minik kuşun annesi sabahtan yemek kursuna giderek tavuk dolmasını hazırladı. Büşra Abla, Begüm Abla Tuğba abaaa ve bizim çekirdek ailemiz akşam yemeğinden sonra misafirlerimizi beklemeye koyulduk...
Öncelikle yeni yıl akşamını bizimle geçirmek için gelen Büşra Ablamız ve arkadaşı Begüm Ablamıza, ve tabiki abaaa (Mirimahın repliği)mız Tuğba Ablamıza  hazırlık aşamasındaki yardımları için çok teşekkürler. Ablalarımız sandalye süslemelerinde oldukça iddalılar.


Misafirlerimiz Öykülere ve Kaanlara ise yeni yıl akşamında bizde oldukları için teşekkürler. Ayrıca Öykü'nün annesinin kekleri, minik topları ve Kaan'ın annesinin börekleri için bol yıldızlı teşekkür...




 Bir gece önceden ben de bardak süslemelerini hazırlamıştım. Daha önce lohusa şerbeti takımı için yaptığım bardak süslemelerinin benzerini bu defa yeni yıl için hazırladım.


Ayrıca minicikler için yine geceden noel babalı bir pinyata hazırladım. Pinyata yapımı için buraya bir tık. Pinyataya asacak yer bulamayınca babalarımız tutmak zorunda kalsa da bence başarılı bir çalışmaydı....:)) Çünkü minicikler çok mutluydu. Tabiki bizde...:)))))))






Sulu Boya Çalışması

Bizim Ağustos anneleri grubunda hummalı aktivite çalışmaları devam ederken ben ekleyemediğim aktiviteleri eklemeliyim diye düşündüm. Ne çok yazamadıklarım var... Sırayla yazarım artık :)))))

Burda minik kuş daha yeni yürümeye başlamıştı. Henüz 13 aylık. Her ne kadar annesi resim konusunda yeteneksiz olsa da minik kuşun fırçayla tanışmasına karar verilmiş, sulu boya ortaya çıkarılmıştı.





Aslında bu etkinlik bu yaştaki biri için pek de uygun gelmedi bana. Çünkü Mihrimah Asya sulu boyadan çok fırçanın su ile buluşmasını sevdi ve baba için suyun  dökülmesini engelleme görevi oldukça zordu. Sıkılan babamız fotoğraf çekmeyi tercih etti sonrasında. Mihrimah'ın o delici bakışları son fotoğrafa ve etkinliğe damgasını vurdu.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Kış Bilgilenmeleri

Mihrimah Asya için her hafta bir etkinlik olarak kendimce  gerçekleştirdiğim bir rutin var . (Babamızla cumartesi birimiz pazar birimiz şeklinde anlaşmış olsak da....) Bu etkinlikleri haftada bir gün ki genelde hafta sonu oluyor günün her saatinde aklıma geldikçe uyguluyorum. Mihri Hatun kiminde memnun oluyor kiminde beklediğim tepkileri vermiyor. Fotoğraflayabildiklerimden bir tanesi kış bilgilenmeleri. Montessori ile daha hamileyken okuduğum bir çok blogda karşılaşmış ve ilgilenmiştim.Ayrıca montessori ile ilgili özellikle montessori eğitimi  blogundan çok şey öğrendim. Sonra da sevgili Deniz (Almina'nın annesi) bloğunda o güzel etkinlikleri paylaşınca daha da ilgimi çekti. Hemen edindim önerilen  bir kaç kitabı. 
Etkinliklerden bir taneside kış ile ilgili yaptığımız sensory tub kış etkinliğimiz. :))))))) Biraz geç bir ekleme oldu ama artık affola.
İçinde pamuk dolu kutumuz bir kaç kuru biber , ayva, kardan adam, Meraklı minik dergisinden bir tundra çadırı ve geyik yerleştirip ve bir de karanfil koku kesesi iliştirince yanına doluverdi.
Mihrimah Asya ilk olarak biberleri aldı eline.
Kardan adamı babamız sahiplendi Mihri Hatun keseyi... Son zamanlarda koku konusunda çok hassasız nedense. Sevgili komşu teyzemiz Seda abla  (oldukça kafa karıştırıcı bie sıfat oldu) sağolsun bize bir ev ayakkabısı hediye etmişti. Minik kuş altı kokulu olan ayakkabıyı her defasında çıkarıp koklamayı tercih ediyor.
Bir de ayvayı dişlemeyi unutmadık. Neyseki yıkanmıştı....:))))))

30 Kasım 2011 Çarşamba

Mihrimah Hastalanırsa

Minik kuş cumartesi günü Ayla Teyzelerde ve İzmit' dönerken ateşlenince korkan babamızın oldukça sinirli bir şekilde araç kullanması sonucunda sağ salim  doktor amcaya gittik. Büşra ablamız da yanımızdaydı. Yaklaşık 40 dk süren bekleyişten sonra tahlil yaptımak üzere eve döndük. Doktor amca ishal nedeniyle bağırsak enfeksiyonundan şüphelendi. Bu yüzden tahlile bakmanın daha doğru olacağını söyledi. Gaita tahlili almada problem yok ama idrar tahlili için verilen numune poşetini daha önce deneyen bir anne olarak başarılı olamamıştım. Hatta bununla ilgili olarak yaptığım bir araştırmada çok ilginç çözüm üreten annelerle karşılaşmıştım. Ama neyseki tahlil posetini veren hemşire tahlil poşetini yerleştirdi. Eve döndükten yaklaşık 1 saat sonra Mihrimah'ın örnekleri hazırdı. Sıra babamızın tahlilleri yarım saat içinde götürmesi işlemindeydi. Nitekim babamız bunu başardı ve sonuç doktor amcamızın şüphelendiği  gibiydi. Antibiyotik ve ateş düşürücü ilaçlarla hastalıktan kurtulma planı işleme kondu. Ancak ve ancak saat 10 itibariyle ateş düşürme işlemleri ile ateşimiz düşmeyince hastane yolunu tuttuk ve seruma karar verildi. Yaklaşık 2,5 saat sonunda elinde bir kelebek ve uyuyan Mihrimah ile eve döndük. Pazar günü de aynı şekilde ateşi düşüremeyince hazır kelebeğimzde elimizdeyken serum almaya gittik. Bu arada yanımıza Mihrimah'ın ilgilenmesi için bir kitap almayı ihmal etmemiştim.

Aslında serum almak fikri anneleri korkutur ancak çalışan bir anne olarak eve gelince ev işleri dolayısıyla Mihrimahla kısıtlı zaman geçirdiğimden ailece geçireceğimiz 2,5 saat  mutluluk çıkarmama neden oldu. Hatta kızımın gelişen becerilerinden haberimiz olmuş oldu. Yanımıza aldığım kitabımızda Mihrimah'a gösterdiğim tüm meyveleri ve şekilleri biliyor olması beni oldukça şaşırttı. Sevda Teyzemiz sağolsun Mihrimah'a hepsini öğretmiş ama annenin haberi yokmuş. İşte kitabımız.

Ayrıca bunu söylemeden edemiyeceğim. Annanemizde Mihrima'ın serum macerasından sonra kendisinin alması gereken serumu alabilmiş. Annanemize bir alkış...


29 Kasım 2011 Salı

Mihrimah'ın arkadaşları

Annenin sevgili arkadaşı Ayla'nın biricik kızı Neva Sultan ile hafta sonu kahvaltıda buluştuk. Minik kuşun hiç mi hiç hali yoktu. Gece ateşi çıkan minik kuş zaten Neva ile çekilen fotoğraflarda  içi geçmiş vaziyette.:)))
Neva Sultan'a hemen kahvaltı sonrası Anne ve Ayla Teyze bir pembe tütü yapıverdi. Malum Neva'nın babannesinin Değirmenderede bir çiçekçi dükkanı bulununca evde bulunan pembe tül harika bir iş görmüş oldu. Ayla Teyza oldukça becerikli olması sebebiyle Mihri Hatun'a  çok hoş saç bantları hediye etti. Zaten Neva'nın fotoğraflarda görülen saç bantları da Ayla Teyzenin ürünü.